Video İçeriği ve Video Reklamcılığı Hakkında Çarpıcı İstatistikler

0
236
video reklamcılığı hakkında bilmeniz gereken istatistiksel veriler

Video İçeriği ve Video Reklamcılığı Hakkında Çarpıcı İstatistikler

Video içerikleri ve video reklamcılığı, dijital pazarlama dünyasının yeni yıldızları olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Sektördeki bu değişimin farkında olan büyük firmalar, vakit kaybetmeden bu iki konuya odaklanmaya başladı. Klasik pazarlama anlayışlarından farklı dinamiklerle ilerleyen video içerikleri ve video reklamcılığını daha iyi anlayabilmek için bu konuda ortaya çıkmış istatistikleri bilmek ve bu verileri doğru bir şekilde yorumlamak oldukça önemli. Bu yazımızda, invisia.com adresinde 2017 başında yayınlanan video içerikleri istatistiklerinden seçtiklerimizi sizlerle paylaşacağız ve birlikte yorumlayacağız.

  • İnternet kullanıcılarının yüzde 55’i her gün video izliyor. (MWP)

3.9 milyara yaklaşan internet kullanıcıları popülasyonunu düşündüğümüzde, her gün 2.1 milyar internet kullanıcısı bir şekilde video içerikleri izliyor. Google, büyük sosyal medya kanalları ve online yayın platformlarının video reklamcılığına büyük yatırımlar yapmasının altında yatan en önemli sebep, bu reklamcılık kanalının büyük bir hacme ve potansiyele sahip olması. Dünyanın çeşitli bölgelerinde internet altyapısına yapılan yatırımlar sonucunda bu oranın daha da yükseleceğini ön görmek yanlış olmayacaktır.

  • Video izleyicilerinin yüzde 65’i videonun ¾’ten fazlasını izliyor. (Syndacast)

Bu gerçekten de oldukça iddialı bir istatistik. Video izleme sürelerini artırmanın en doğru yöntemi, video içeriğini içerikle gerçekten ilgisi bulunan kullanıcılara göstermek. Büyük video platformlarının ilgili içerik gösterme konusundaki çabaları da bu iddiamızı doğrular nitelikte. Örneğin, YouTube ilgili içerik/sıradaki video fonksiyonunu geçtiğimiz birkaç yıl içinde oldukça geliştirdi. Kullanıcıların video izleme geçmişlerini daha iyi analiz edip onlara daha ilgili sonuçlar gösteren YouTube, video izlenme sürelerinde hatırı sayılır bir yükselme yakaladı.

Facebook için konuşmak gerekirse aynı başarıdan söz etmek pek mümkün olmayacak. Kişisel kullanım deneyimime dayanarak söylüyorum ki, Facebook’ta sıradaki videoları takip ettiğimde ikinci ya da üçüncü videodan sonrasında benimle hiç ilgisi olmayan videolar karşıma çıkabiliyor. Böyle bir durumda o videoları ilk birkaç saniyesinde terk ediyorum. Bu konuda fikir aldığım arkadaşlarımdan da benzer yorumlar alıyorum. Dediğim gibi yüzde 65 oldukça iddialı ve şaşırtıcı bir değer. Reklamın, videonun başında mı, ortasında mı, yoksa sonunda mı gösterilmesi gerektiği video reklamcılığı konusunda oldukça stratejik bir kararken, ortaya çıkan bu verinin doğru şekilde yorumlanması gerekir.

Facebook ve diğer video platformlarındaki sıradaki video fonksiyonu kullanım deneyimlerinizi ve kişisel fikirlerinizi yorum kısmından paylaşabilirsiniz.

  • Facebook’taki videoların yüzde 85’i sessiz modda izleniyor. (Digiday)

Facebook’un video içeriğin gücünü fark etmesinin ardından hayata geçirdiği video izleme deneyimlerinden birisi de sessiz video izleme seçeneği. WiFi bağlantısına sahip olan mobil cihazlarda (ayarlar kısmından mobil bağlantı için aktif etme seçeneği de mevcut) ve bilgisayarlarda timeline’da karşımıza çıkan videolar otomatik olarak sessiz bir şekilde oynamaya başlıyor. Sesi aktif etmek için videoyla bir şekilde etkileşime geçmeniz gerekiyor. Bu etkileşim, video içeriğinin bulunduğu paylaşıma tıklama, sesi açma tuşuna basma ya da videonun belirli bir saniyesine geçmek için alt bardaki çubuğa tıklamak olabilir.

Ancak görünen o ki, internet kullanıcılarının büyük bir kısmı, tıpkı benim gibi bu konuda da tembellik gösteriyor ve videonun sesini açmaya gerek duymuyor. Tembelliğin dışında, videoları sessiz izlemenin çevresel nedenleri de olabilir. Örneğin, ofis ortamı, kütüphane gibi sessiz olunması gereken yerlerde, kısa bir Facebook kaçamağı yapan kullanıcı, o an kulaklığa sahip değilse, yine videonun sesini açmamayı tercih edebilir.

Dijital pazarlamacıların bu istatistiği doğru bir şekilde değerlendirmeleri gerekiyor. Video reklamcılığında görsel ve işitsel kanaldan kullanıcılara ulaşmak mümkün. Bu sayede içerik iki kanallı bir gösteriye dönüştürülebilir, ve dönüştürülmelidir. Ancak öte yandan, video içeriği sessiz olduğu hâliyle de ana mesajını kullanıcılara aktarabilmelidir. Bunu yapmak için altyazı, ilgi çekici patlangaçlar ya da daha yaratıcı yöntemler tercih edilebilir.

İlgili içerik: En İyi 3 Facebook Reklam Formatı (2016)

  • E-posta konu başlığında “video” kelimesini kullanmak e-posta açılma oranını yüzde 19 artırıyor. (Syndacast)

E-posta pazarlamacılığı konusunda az miktardaki yüzdelik değişim bile pazarlamacılar için oldukça önemli. Bu hâlde, yalnızca konu başlığına “video” kelimesini ekleyerek e-posta açılma oranını yüzde 19 artırabilmek ise bulunmaz bir nimet. E-posta pazarlamacılığı yapan ve bu kanalda büyük bir kitleye hitap eden işletmelerin, ürün ve hizmetlerini video içeriğiyle tanıtması ve tanıtım e-postalarında bu videolara yer vermesi önümüzdeki dönemde daha sık karşımıza çıkacak. E-posta hizmetlerindeki gelişmeler de bu konuda pazarlamacıları yaratıcı olmaya yönlendirecektir. E-postalara sayaç, GIF gibi interaktif içerikler ekleme ya da yazılı içerikle etkileşimi bulunan video çalışmaları yapma, gönderilen e-postaların daha iyi bir etki yaratmasını sağlayacaktır.

  • Açılış/karşılama sayfasına video içeriği eklemek dönüşüm oranını yüzde 80 artırıyor. (EyeView)

Bu listede yer alan en ilgi çekici istatistiklerden birisi de açılış sayfasında video içeriğine yer vermenin dönüşüm oranı üzerindeki inanılmaz etkisi. Dönüşüm oranını yükseltmek için yapılan çalışmaların başında kullanıcı deneyimi (UI/UX) iyileştirme çalışmaları geliyor. Bu çalışmalarda yüzde 5 ile 10 arasında dönüşüm oranı artışı bile oldukça büyük bir başarı olarak değerlendiriliyor. Hâl böyleyken video içeriğinin dönüşüm oranını yüzde 80 artıracak olmasının dijital pazarlamacıları ne derece heyecanlandıracağını varın siz düşünün. Tabii, ürün açılış sayfalarının doğru bir şekilde planlanması ve video içeriğinin doğru hazırlanması ve doğru şekilde sunulması başarı için oldukça önemli.

  • Tüketiciler, video içeriği barındıran sayfalarda 2,6 kat daha uzun süre geçiriyor. (Wistia)

Bir önceki istatistikle ilgili olan bu içerik de bizler için oldukça önemli. İnternet siteleri için kullanıcıların sayfada geçirdikleri sürenin uzaması oldukça önemli bir konu. Yapılan araştırmanın ortaya koyduğu, sayfada kalma süresini 2,6 kat arttırma bilgisi bile pek çok pazarlamacının iştahını kabartacaktır. Sayfada müşteriye aktarılmak istenen bilgiye uygun olarak hazırlanmış, izleyicide merak duygusunu tetikleyen ve profesyonel bir şekilde hazırlanmış video içerikleri, ziyaretçilerinizin sitenizde daha uzun süre kalmalarını sağlayacaktır.

  • İnternet kullanıcılarının yüzde 50’si herhangi bir ürün ya da hizmet satın almak için mağazaya gitmeden önce o ürünle alakalı videolar izliyor. (ThinkWithGoogle)

Her ne kadar e-ticaret sektörü son on yıl içinde büyük bir gelişim gösterdiyse de, alışverişlerini fiziksel dükkânlarda yapmaya devam eden büyük bir tüketici kitlesi var. Ürün tanıtımıyla ilgili video içeriği oluştururken, tüketicilerin iki kanaldan birisini tercih ediyor olabileceklerini göz önünde bulundurmak gerekiyor. Ürünün tam olarak ne işe yaradığı, nasıl kullanılacağı, alternatif kullanma yöntemleri gibi videolar özellikle teknolojik cihazların tanıtım çalışmalarında oldukça kullanışlı videolar olarak karşımıza çıkıyor. Kutu açılış videolarının bile milyonlarca izleyiciye ulaştığını düşündüğümüzde, ürün ya da hizmet tanıtımında yaratıcı video çalışmalarının ürün satışlarında hatırı sayılır bir artış sağlayacağını söylememiz mümkün.

  • Demo video izleyen online müşteriler, alışveriş işlemini tamamlamaya 1,81 oranda daha meyilli oluyor. (DMB Adobe)

Adobe firmasının yaptığı araştırmaya göre ürün ya da hizmetleri yakından tanımamızı sağlayan demo videoları izleyen tüketiciler, izlemeyenlere nazaran 1,81 oranında satın alma işlemini tamamlıyor. Satılmakta olan ürünü ya da hizmeti doğru bir şekilde tanıtan ve ilgili müşterilerin karşısınıa doğru kanaldan çıkan ürün tanıtım videoları, satışlarınız artırmanıza yardımcı olacaktır. Hazırlanan videoların, ürünün fonksiyonlarını doğru bir şekilde açıklaması ve müşterinin aklında herhangi bir soru bırakmayacak doygunlukta olması, demo videolarının başarısını artırmanıza yardımcı olacaktır.

  • Tüketicilerin yüzde 80’i ürünle ilgili video izlemeyi, ürün hakkında yazı okumaya tercih ediyor. (Animoto)

Günümüz tüketicisini anlamak için şu mottoyu sürekli tekrar etmemiz lazım: “Basit ve erişilebilir olan her zaman daha başarılı olur.” Klasik pazarlama teorileri günümüze uyumlandırılırken insanın en temel dürtülerinden birisi olan tembellik dürtüsünün ne derece önemli olduğunu fark etti. Özetle söylemek gerekirse, içerik pazarlamasında video içeriği “armut piş, ağzıma düş” konseptine en uygun pazarlama yöntemi. Metin içeriği okurken, içeriğin tamamlamak için, en basitinden bilgisayar mause’u ile sayfada aşağıya inmemiz gerekiyor. Öte yandan, video’nun oynatma tuşuna bastıktan sonra içeriğin tamamına ulaşmamız için yapmamız gereken herhangi bir işlem bulunmuyor. Doğru bir şekilde organize edilmiş video içeriği, izleyicisini son saniyeye kadar videoda tutabilir ve vermek istediği mesajı tam anlamıyla aktarabilir.

Bu uzun yazıyı buraya kadar ilgiyle okuduysanız, söylemem gerekir ki, sizin de vaktiniz geçiyor. Sizler de bu içeriği birkaç dakikalık bir video içinde almayı, bu uzun yazıyı okumaya tercih ederdiniz. (ben demiyorum, istatistik öyle diyor)

  • Tüketicilerin 3’te 2’si 60 saniyeden daha kısa videoları tercih ediyor. (Animoto)

Bir önceki maddede değindiğimiz tembellik konusunu destekleyen bir diğer istatistikle karşınızdayız. Her ne kadar, video içerikleri tembelliğimizin imdadına yetişiyor olsa da, video içeriğinde de tüketim süresinin büyük bir önemi var. Animoto firması tarafından yapılan araştırma tüketicilerin yüzde 60’ının 1 dakikadan kısa videolar izlemeyi tercih ettiklerini ortaya koyuyor. Günümüzdeki hızlı yaşam anlayışını ve tüketim çılgınlığını göz önünde bulundurduğumuzda bu istatistik çok da şaşırtıcı gelmiyor. Öte yandan, reklam yayıncısı olan büyük şirketlerin kısa video konusunda yaptıkları projeler ve ortaya koydukları başarılar, tüketicilerin kısa videolara olan ilgilerini ortaya koyuyor.

Bu verinin ışığında, video reklamcılığı faaliyetlerinde pazarlanacak ürün ya da hizmetin mümkün olan en kısa sürede anlatılması ve ana mesajın basit ve anlaşılır bir şekilde verilmesi gerektiğini söyleyebiliriz.

  • Dünya genelinde pazarlama uzmanlarının yüzde 52’si video içeriklerinin yatırım getirisi (ROI) en yüksek içerik türü olduğunu belirtiyor. (Syndacast)

Pazarlama sektörüne yön veren pazarlama duayenlerine yönelik yapılan araştırmada, video içeriklerinin en yüksek yatırım getirisi olan içerik türü olduğu sonucu ortaya çıkmış. Bu durum, sektörün video içeriklerine yönelişinin ilerideki yıllarda daha da hızlanacağını ortaya koyuyor. Pazarlama sektörünün Bu geçiş sürecinde, sektörün geleğini şekillendirecek video içerikleri ve video reklamcılığı konularında geride kalmamakta fayda var.

  • Kullanıcıların yüzde 55’i video içeriklerini ayrıntılı bir şekilde izliyor. (HubSpot)

Video içerikleri tüketicilerini görsel ve işitsel olarak etkileyebiliyor. İçeriğin sabit bir ekran üzerinde hareket ediyor olması bile, tüketicilerin dikkatini çekmek için yeterli bir sebep. Bunun yanında uzman kişiler tarafından hazırlanan video içerikleri izleyicilerin videoyu daha dikkatli izlemelerini sağlayacaktır. İzleyici çok sıkmayan, yeterli uzunluğa sahip ve izleyicinin merak duygusunu daha ilk sahneden tetikleyip son ana kadar muhafaza edecek video içerikleri, video izlenme süresi ve video etkileşim oranlarının yükselmesine yardımcı olacaktır.

  • Pazarlamacıların yüzde 83’ü, zaman, kaynak ve bütçe gibi sıkıntılar olmadığında daha fazla video içeriği üretebileceklerini söylüyor. (Buffer)

Listede yer alan araştırma sonuçlarının uluslararası camiada yapıldığı bilgisini göz önünde bulundurarak söyleyebiliriz ki, pazarlama dünyasına yön veren isimler video içeriği ve video reklamcılığı konusunun, diğer içerik türlerine göre daha başarılı olduğu konusunda hemfikir. Ancak bu noktada video içeriklerinin beklenenden daha yavaş gelişiyor olmasının altında yatan sebeplerin tam da bu araştırmada üzerinde durulan; zaman, kaynak ve bütçe sıkıntıları olduğunu söyleyebiliriz. Bu noktada bu içerik türüne yönelecek işletmelerin, kaynaklarını doğru bir şekilde kullanmaları ve gerekli durumlarda dış kaynaklardan temin (outsource) sistemini denemelerinde fayda olduğunu düşünüyorum. Video reklamcılık faaliyetlerini klasik pazarlama teknikleriyle ilerletmeye çalışmak kaynak israfına neden olacağı gibi, beklenen etkiyi oluşturmayarak işletmecilerde potansiyelinin tam aksi bir intiba oluşturmalarına ve kaçmakta olan trenin arkasından el sallama şansını bile kaçırmalarına neden olacaktır.

Sonuç: Video Reklamcılığı Yeni Nesil Reklamcılık Modeli Olacak

Video izleme platformlarının büyümesi, internet ve dijital pazarlama dünyasına yön veren büyük şirketlerin video reklamcılığı konusunda yapmakta oldukları yatırımlar ve bu yazımızda da yer verdiğimiz video içeriklerine dair istatistiklerin ortaya koyduğu tek bir sonuç var: Video, önümüzdeki birkaç yıl içinde pazarlama dünyasının merkezine oturacak. Yaklaşmakta olan değişimi önceden fark eden ve bu konuda vakit kaybetmeden gerekli adımları atan şirketler, değişimden olumlu bir şekilde etkilenecek ve bulundukları pazarlardaki paylarını büyütecek. Bu noktada, video reklamcılığı konusunda profesyonel kişilerden destek almak ve video pazarlama stratejilerini doğru bir şekilde geliştirmek oldukça önemli. Klasik pazarlama anlayışlarının işlevsiz olduğu video pazarlamacılığında, bu işin dinamiklerini doğru bir şekilde anlamalı ve uzmanlar eşlinde işletmenize en uygun stratejileri geliştirmelisiniz.

Yazıda yer alan istatistikler, video reklamcılığı hakkında görüşleriniz ve aklınıza takılan sorular için aşağıda yer alan yorum kısmını kullanabilirsiniz.